Büyük sahnelerde süprizler genelde normal karşılanır ama 2018 Wimbledon bu anlamda kadınlarda çok hızlı başladı. Sloane Stephens, Elina Svitolina, Caroline Garcia, Petra Kvitova ve Maria Sharapova 1.turda; Caroline Wozniacki ise 2.turda turnuvaya veda etti. Bir başka deyişle sırasıyla Dünya 4, 5, 6, 7 numaraları ve 5 grand slam şampiyonu Sharapova ile Dünya 2 numarası Wozniacki elenmiş oldu. Bir başka enteresan durum ise elenen bu tenisçilerin neredeyse tamamının belirli bir ritim ve istim üzerinde olmalarıydı. Sloane Stephens 2018 Miami şampiyonu ve Roland Garros finalisti; Svitolina biri Roma Masters olmak üzere 2018’de toplam üç şampiyonluk kazandı; Petra Kvitova 2018’in en iyi galibiyet yüzdesine sahip oyunculardan birisi, sadece 2018 yılında 5 turnuva kazandı; Sharapova verdiği aradan sonra eski günlerine dönmek için büyük çaba harcıyor, en son 2018 Roland Garros’ta çeyrek final oynadı; Wozniacki ise 2018 Avustralya Açık ve Eastbourne’de şampiyon olarak Wimbledon’a geldi. Ancak bu oyuncuların hepsi çok büyük hayal kırıklığı yaşadılar. 

Özel Oyuncular

Daha genel bir analiz yaptığımızda aslında farklı sonuçlara da varabiliyoruz. Açık dönemde geride kalan 50 senede Chris Evert ile başlayan Navratilova ve Steffi Graf ile devam eden 18-22 adet bandında grand slam kazanan ve bulundukları dönemleri domine eden oyunculara, 2000’li yıllarda Serena Williams da katıldı ve bugüne kadar 23 grand slam kazanarak bu alanda rekor kırdı. Bu tenisçilerin dışında Monica Seles, Justine Henin, Venus Williams, Martina Hingis, Maria Sharapova, Kim Clisters gibi 4-9 adet arasında grand slam kazanan, finaller oynayan, Graf veya Serena gibi dominasyon yaratmasalar da turda ciddi bir ağırlık ve etki yaratan “ özel oyuncular “ yetişti. Günümüzde ise böyle bir üstünlük yaratabilecek yeni nesil oyuncuların gelip gelmeyeceği tenis dünyasında çok tartışılıyor. Özellikle tenisin kadın tarafında bunun şimdilik zor olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü artık en fazla “ üst düzey “ tenisçiler yetişiyor. Steffi Graf veya Serena Williams gibi sporcuların performans ve istatistiklerine ulaşabilmek için üst düzey bir oyuncu olmak yetmiyor. Örneğin Nadal’daki gibi daha 18 yaşında “ her açıdan büyük ölçüde hazır olmanız “ veya Federer gibi doğuştan “ tenis makinesi “ olmanız gerekiyor. Nadal biyografisinde Federer’i şöyle anlatır; “ O bir tenis makinesidir, vücudu bile sanki tenis için yaratılmıştır, bu kadar yıldır sakatlandığını bile çok hatırlamam “. Bütün bu koşullar Serena Williams için de geçerli. Çünkü bu şekilde bir takım yetiler sizinle hazır olarak geldiği zaman çok çalışarak, gerekli ortamları sağlayarak ve bu yetilerin üzerine koyarak “ özel sporcular “ konumuna geliyorsunuz. Bu oyuncular bir maçta gününde olmasalar ve o gün yıllar süren çalışmalarının sonuçlarını sahaya yansıtamasalar bile “ elde olan yetenekler “ günü kurtarmalarını ve bu şekilde daha ileri seviyelere gidebilmelerini sağlıyor.

Günümüz sporunda en büyük sorun artık “ özel sporcuların “ yetişmemesidir. Eğitim sorunları, sistem, Z & Z + kuşağı handikapları, ailesel sebepler gibi pek çok kriter büyük potansiyele sahip genç oyuncuların “ özel oyunculara “ dönüşemeden başka bir forma evrilmelerine neden oluyor. Günümüzde bu gençler en fazla “ üst düzey oyuncu “ olabiliyorlar.

Tenise verdiği 1 yıllık aranın ardından 36 yaşındaki Serena Williams’ın önümüzdeki 2 sene içinde 3 grand slam kazanacağına, Serena’dan 10 yaş küçük Wozniacki’den çok daha fazla inanmamız aynı sebepten kaynaklanıyor. 2018 Wimbledon’da kadınlarda ilk on sıranın beşinin ilk iki turda elenmesi süpriz olarak görülse de aslında elenen sporcuların yapısına baktığımızda sonuçlar bu anlamda normal karşılanmalı.

Tekrar turnuvaya dönersek; ilk iki turdaki sonuçların ardından Halep, Muguruza ve Serena’nın şansı artık daha fazla olacaktır. Karolina Pliskova ise bu senenin süprizi olabilir, en azından performansı ve tablodaki durumu bu ihtimali güçlendiriyor. Simona Halep Roland Garros’tan sonra artık her turnuva için doğal favoriler içinde yeralıyor. Muguruza turdaki en potansiyelli ve agresif oyun yapısına sahip oyunculardan biri. Yıl içerisinde zaman zaman kendisinden çok daha düşük profilli oyunculara kolay maçlar kaybetmesi bu efekti azaltsa da İspanyol tenisçi her turnuva için şampiyon adayı konumunda. “ Özel oyuncu “ Serena Williams ise Wimbledon’da kendini ciddi anlamda test edecek, maç maç giderek ilk hedefi çeyrek final olacaktır. Zaten daha sonrasında sağlıklı ve dengeli kalabilirse, 2018 Wimbledon onun için geri dönüş turnuvası olabilir.