|
28 Ekim 2011, 00:00
|
Bülent Gürkan
|
Bir efsane yazılıyor
|
WTA Championships 2011’in tanıtım sloganı ‘Bir efsane yazılacak’ şeklindeydi. Devamında ise sekiz tenisçiye ithafen ‘Biri yazacak, diğerleri seyredecek’ alt başlığı yer alıyordu. Şampiyonanın ilk üç gününde gerçekten efsanenin yazıldığına şahit olduk. Ama efsaneyi yazanlar Sinan Erdem kortlarına çıkan dünyanın en iyi sekiz kadın tenisçisinden biri değil, tribünleri dolduran tenisseverlerdi. İlk üç günün seyirci toplamı 33.177. Rakamlarda yanlışlık olmadığını vurgulamak için bir de yazıyla yazalım; Otuz üç bin yüz yetmiş yedi. Üstelik ilk üç gün, hafta içi olması nedeniyle görece olarak ilginin daha az olduğu bölümdü. (Ve çarşamba akşamı Galatasaray maçı, perşembe akşamı ise Beşiktaş-Fenerbahçe derbisi oynandı) Turnuvanın dördüncü günü ile yarı final ve final günü biletlerinin haftalar öncesinden tükendiğini biliyoruz. Dolayısıyla son üç günün rakamları, ilk üç günün de üstüne çıkacaktır. WTA Championships’in İstanbul’a alındığı tarihten itibaren yetkilileri en fazla düşündüren konu seyirciydi. Doha’da boş tribünlere oynanan şampiyonadan sonra WTA, İstanbul’da da aynı tabloyu yaşamaktan çok korkuyordu. Bu nedenle Sinan Erdem Spor Salonu’nun üst bölümünün dev perdelerle kapatılması ve kapasitenin 6000’e düşürülmesi planlanmıştı. Ama bilet satışlarında uygulanan stratejinin iyi sonuç vermesi ve biletlerin hızla tükenmesi buna gerek bırakmadı. Dünyada kadınlar tenisi son yıllarda çeşitli nedenlerden dolayı seyirci kaybediyor. Böyle bir ortamda hafta içi maçlarının 10 bin seyirci önünde oynanması en fazla WTA Başkanı Stacey Allaster’ı sevindiriyor. Dünya basını Sinan Erdem Spor Salonu’ndaki seyirciyi ve ortamı öve öve bitiremiyor. En dikkat çekici noktalardan birisi de tribüne gelen seyircinin tenis izleme kültürünün üst düzeyde olması. Dün konuştuğum yabancı bir meslektaş “Burada gördüğüm seyirci bana Wimbledon ortamını hatırlatıyor” değerlendirmesinde bulundu. Gerçekten oyuncuları her fırsatta motive eden, centilmen ve ne zaman alkışlayacağını bilen bir seyirci kitlesiyle karşı karşıyayız. Turnuvada şampiyon Pazar günü belli olacak ama benim şampiyonum şimdiden belli: Türk tenis seyircisi.
|