
Erkeklerde 76, kadınlarda ise 35 senedir Grand Slam özlemi çeken Büyük Britanya'nın bu hasretine son verme yolundaki en büyük güvenceleri İskoç Andy Murray. 2008 Amerika Açık, 2010 ve 2011 Avustralya Açık finallerinde, son olarak 1936'da Fred Perry ile gelen Grand Slam şampiyonluğunun kapısından dönen Murray, bu defa hedefe iyi odaklanmış durumda.
Yıl başında, 8 Grand Slam zaferi elde etmiş tenis efsanesi Ivan Lendl ile çalışmaya başlayan dünya 4 numarasına bu birliktelik yaramış gibi gözüküyor. Sezonun açılış turnuvalarından Brisbane'i kazanarak Avustralya Açık'a gelen Murray, Brisbane'de elde ettiği 5 galibiyete bu turnuvadaki 5. galibiyetini de ekleyerek seriyi 10 maça çıkardı ve 2012 yılında bunu başaran ilk tenisçi olma ünvanını elde etti.
İlk turunda set kaptırdıktan sonraki üç maçını rahat noktalayan 24 yaşındaki İskoç, son dört raket arasına ismini yazdırma maçında, son turda 6 numaralı seribaşı Jo-Wilfried Tsonga engelini sürpriz bir şekilde aşarak 80 yıl sonra bir Grand Slam'de Japonya'ya ilk çeyrek final heyecanı yaşatan Kei Nishikori ile kozlarını paylaştı. Maçın hemen başında servis kırarak durumu 3-0'a getiren Andy, bu avantajını iyi kullandığı seti 6-3 ile cebine koydu.
Daha önce bir kez karşılaşan (2011 Şangay Masters yarı final) ikilinin mücadelesinde gülen taraf olan Murray, ikinci sette de 6-3 ile aynı tarifeyi uygulayarak setlerde 2-0 öne geçti. Üçüncü sette, dördüncü tur maçında ve ilk iki sette yıpranan Japon rakibine hiç şans tanımayan İskoç, kendisinden iki yaş küçük Japon rakibinin muhteşem bir şekilde geçen turnuvasını 6-1 ile noktalandırarak adını beşinci kez üst üste Grand Slam yarı finaline yazdırdı.
Murray cephesinde maç boyunca 36 kazanma vuruşu, 27 basit hata istatisteklere geçerken, Nishikori 30 kazanma vuruşu, 39 basit ile karşılaşmayı tamamladı. Andy yarı finalde, geçen sene Avustralya Açık finalinde boyun eğdiği Novak Djokovic'ten intikamı almak için raket sallayacak.